sigorta ve balkan bilgiler
Doç. Dr. Ayşe Kayapınar Doç. Dr. Levent Kayapınar Abant İzzet Baysal ÜnversitesiBalkanlarda Sırp Devleti, Nemaniç hanedanından gelen despotlar döneminde yükselişe geçer. Bu hanedanlığın kurucusu Stefan Nemaniç (1167-1196] idi. Stefan Nemaniç, XII. yüzyılın ikinci yarısında, ortaçağ Sırp devletinin ana bölgesini oluşturan ve Raşka ırmağı boyunca uzanan ve kaynaklarda Raşka diye geçen toprakların büyük jupanı idi. Bu göreve 1165-1168 yıları arasında Bizans İmparatoru 1. Manuel Komnenos tarafından atanmıştı. Ancak Nemaniç, 25 Mart 1196 yılında Macarlar ve Venedik'in yardımı ile Bizans’a karşı isyan etti ve kardeşlerini tabi kılarak çeşitli knezlikleri birleştirdi. Böylece Bizans'ın vassallığmı kabul ederek Nemaniç, Raşka, Zeta ve Niş'de hakimiyet kurdu.
1200 yılında babası Nemaniç’in yerine geçen I. Stefan, Bizans İmparatoru 11. İsakios Angelos’un yeğeni Epdokia ile evlendi ve sebastokrator unvanı aldı. 1217 yılında Papa III. Honorius’un bir temsilcisinin de katıldığı bir törenle, bir Sırp idarecisine ilk defa olarak kral unvanı verildi.
II.Stefan Uroş Milutin (1282-1321) zamanında Sırp Devleti oldukça gelişmiş ve güçlenmiştir. Cesur bir savaşçı olan ve etrafında devletin sınırlarının genişletilmesini isteyen kişilerin bulunduğu Milutin, Bizans İmparatorları VIll. Mihail \Paleologos ve oğlu 11. Andronikos arasındaki savaşa katılmıştır. II. Stefan Uroş dılutin, ayrıca Üsküp, Draç ve Makedonya’nın büyük bir kısmını ele geçirerek I Devletinin topraklarını oldukça genişletti. 1321 yılında ölen Milutin’in ye-' oğlu III. Stefan Uroş Deçanski geçti. O, oğlu Stefan IV. Uroş Duşan’ı Ocak 22'de tahta ortak kral yaptı. Böylece Sırp Devleti, Balkan bölgesinde en etkili ilerden biri oldu ve evlilik yolu ile bu gücünü daha da arttırdı.
loannes Paleologos'un kızı Maria ile evlendi. Bizans içindeki iç Deçanski, III. Andronikos’a karşı dedesi II. Andronikos’u destekledi.
şılığında da Prosek’i aldı. Ancak III. Andronikos'un Bulgar Çarı Mihaju ile ittifak kurması sonucunda Deçanski, Bulgarlarla savaşmak zoru^A Balkan tarihinde bir dönüm noktası olan Velbujd (Köstendil] savaşm^gA Deçanski, Bulgar ve Bizans ordularını yenmeyi başardı. Bu savaşa dj,. Kroniğinde şöyle söyleniyor: k
"6838 (1330) yılında Çar Mihail denen İskit (Bulgar) hükümdarı Besarabiyahlar ile birlikte büyük bir güçle harekete geçti ve Stefan Deçg^'' ülkesini ele geçirmeye kalkıştı. ^
6838 (1330)yılında Kral Deçanski, Bulgar Çarı Mihail'i Velbuj'd'da öldir^j^.
1331 yılında Deçanski öldüğü zaman Sırp Devleti, Balkanların engiiç)ij|^ leti olmuştu ve Balkanlarda Sırp hakimiyetini durdurabilecek herhangi bir^; görünmüyordu. İşte bu şartlar altında Sırpların meşhur kralı IV. ‘ Duşan (1331-1355) tek başına iktidara geldi.
IV. Stefan Uroş Duşan, Sırp hakimiyetini tüm Balkanlara yaymak için Bizan; karşı saldırgan bir politika takip etti. Duşan, yedi yıl İstanbul'da kalnuşn Bizans’ı oldukça yakından tanıyordu. 1330 yılındaki Velbujd (Köstendi!)*-şında da askeri yeteneğini kanıtlamıştı.
Ancak IV. Stefan Duşan hakimiyetini sağlamlaştırmak için doğu kon ile barış yapmak istiyordu. Böylece IV. Stefan Duşan ilk önce BulgarlarlaIj yapmayı tercih etti. Bu amaçla Bulgar Çarı İvan Aleksandır’ın kardeşi! evlendi.
Bizans iç savaşında IV. Stefan Duşan, III. Andronikos'a karşı savaşa gi| Makedonya'da Prilep ve Ohri ile Struma nehirleri arasındaki topraklan ele^t çirdi. IVStefan Duşan, 1331 yılından itibaren Sırp kralı ve 1345’de Serez'iıt geçirdikten sonra da Sırpların ve Romalıların imparatoru unvanını I
1341-1347 yılları arasında loannes Kantakuzenos ile V. loannes arasmıl» ki mücadelede V. loannes'i destekledi. Bunun karşılığında Epir, Arnavutlu!(« Teselya Sırp hakimiyeti altına geçti. Sırp Devletinin sınırları Tuna’dan Korint® körfezine, Adriyatik'ten Ege’ye kadar uzandı. Ayrıca İstanbul patrikhanesinde bağımsız olarak Peç başpiskoposluğu oluşturuldu.
IV. Stefan Duşan’ı Balkanlarda durduracak her hangi bir kuvvet kalmamd tı ve önünde alınması gereken tek Bizans şehri İstanbul durmakta idi^^ Bizans'ın mirasına konma şansı en fazla olanların başında geliyordu. Kantakuzenos, Orhan'ın kuvvetlerinden birkaç kez istifâde e
BALKANLAR EL KİTABI 1135
Kantakuzenos, Sırpları Süleyman Bey'in komutasındaki Türk birlikleri ile durdurduktan sonra, onları Selanik’in gerisine çekilmeleri için zorlamıştır. Bu olayı Kantakuzenos’un eserinde "Kantakuzenos, Selanik'in elden çıkmaması için Romalıların ortak çıkarını geri plana iterek hemen harekete geçti ve onlara ihanet edenlere direnmelerini ve kolayca pes etmemelerini yazdı. Yardımı kolaylaştırmak için damat Orhan’a ittifak yapmak amacı ile elçi gönderiyordu. O, da hemen 20.000 atlısı olan Süleyman'ı, vasileas ile birlikte Triballos’a sefer yapmasını istedi" sözleri ile anlatılır.
Orhan, Kantakuzenos’a yaptığı yardımlarla Duşan'ın önünü Trakya'da kesmiş ve onu Makedonya içlerine çekilmeye zorlamıştır. Böylece imparatorluğun başkenti İstanbul Sırpların eline düşmekten kurtulmuş oluyordu. Ancak bunun bedeli, 1352 yılında Trakya’daki Çimbi kalesinin ve 1354'de Gelibolu’nun Türklere bırakılması idi.
IV.Stefan Duşan, iktidara geldiği 1331 yılından, öldüğü 20 Aralık 1355 tarihine kadar 24 yıl içinde Sırp Despotluğunu, Balkanlardaki en güçlü siyasi teşekkül haline getirmeyi başardı. Ancak onun ölümünden sonra Sırp Devletinin dağılması ve bu tarihte artık askeri teknoloji ve savaş tecrübesi açısından Sırplardan daha üstün olan Osmanlı Türkleri ile karşılaşması neticesinde Balkanlardaki siyasi durum değişmeye başlamış ve halefleri döneminde Sırp Devleti, OsmanlIlara karşı sürekli toprak kaybetme sürecine girmiştir.
1320 yılında, Bizans imparatorları ihtiyar ve genç (II. ve III. Andronikos) Andronikos arasında başlayan iç savaşın sonunda Bizans Devleti hızla bir çöküş süreci içine girmiştir. 1320 yılından 1354 yılının sonuna kadar devam eden bu iç mücadelede, imparatorluk hanedanı, Palaiologoslar sülalesinden gelmemiş olmasına rağmen, VI. loannes Kantakouzenos bu dönemde meydana gelen olay-lann odak noktası olmuştur. İzmir yakınlarındaki Kouzenas mevkiinden adlarını alan Kantakouzenos ailesi, 1094 yılından itibaren Bizans devlet idaresinde aristokrat olarak yer almışlar, 1250 yılından sonra da hızla devlet kademelerinde ilerlemişlerdir. 1322 yılında VI. loannes Kantakouzenos, III. Andronikos’un megas domestikosu olarak görülmektedir. Kantakouzenos, III. Andronikos’un, dedesine karşı başlattığı muhalefette en büyük yardımcıdır. Palaiologos hanedanının iç anlaşmazlıklarına en yakından şahit olanlardan biridir. Palaiologos hanedanının içine düştüğü bu anlaşmazlık 111. Andronikos’un Bursa şehrinin OsmanlIların eline geçmesinden sonra, dedesi 11. Andronikos’a gönderdiği bir mesajda şöyle ifade edilmektedir:
"Tüm Roma (Bizans) hakimiyetinin tehlikede olduğunu görerek şimdi üzülmeliyiz. Bizim için doğru olan birbirimizi felakete sürüklemek değil harici düşmanlarla savaşmaktır. Şimdiye kadar hep iftira edenleri dinledin. Senden acilen düşmanlığı bırakmanı ve barış için gerekeni yapmanı istiyorum.”
136| BALKANLAR EL KİTABI
Ancak iç savaş buna rağmen daha da şiddetlenmektedir. Ocak ı. Kantakouzenos eşliğinde İH. Andronikos, Selanik'e gitmiş, orada birjm
olarak karşılanmıştır. Selanik ile birlikte Bizans Makedonya'sı III. Androj
itaat etti. Andronikos buradan sağladığı kuvvetlerle 24 Mayıs 1328'de İst^^, zorla girerek hakimiyeti ele geçirdi. 111. Andronikos'un (1328-1341] iktidjJ resince loannes Kantakouzenos devlet idaresinin gerçek yöneticisi oldu.Oç^! politikasına yön veren Kanta-kouzenos idi. Sırpların Makedonya'da aleyhinde sürekli olarak ilerlemesine karşı Anadolu'daki Türk BeylikJen OsmanlIlarla işbirliği yapmak, Kantakouzenos’un klasik politikası oldu. ’
Sırp tehlikesi, 28 Temmuz 1330'da vuku bulan ve Bulgarların kesin yenjigj^ ile sonuçlanan Köstendil (Velbujd) savaşından sonra Bizans'ı ve İstanbul'u te| dit edecek boyutlara gelmiştir. Bu savaşta Bulgar ordusu imha edilmiş veÇj, Mihail Şişman da maktul düşmüştür. Ostrogorsky'ye göre bu savaş Balkanlar'jj Sırp hakimiyetinin temel taşı olmuştur. Bu savaşa müteakip Bulgarların baj. na Mihail Şiman’ın yeğeni İvan Aleksandr (1331-71), Sırpların başına da Stefa, Duşan (1331-55) geçmiştir. Stefan Duşan, Sırp yayılmacılığının tipik bir temsil cisi olmuş, 1334 yılında BizanslIların elinden Ohri, Prilep ve Strumiça'yı almışve yaptığı barış antlaşması ile bunu Bizans'a kabul ettirmiştir.
Kantakouzenos, Tesalya ve Epir'de çıkan iç mücadelelerden yararlanarak Akarnanya da dahil olmak üzere 1204 yılından beri Bizans'tan kopuk olan bı bölgeyi tekrar ele geçirdi. Ancak Sırp ilerlemesi bu birleşmenin kısa sürmesine neden oldu. 1340 yılında Epir ve Tesalya bölgesi Stefan Duşan'm eline geçtive imparatorluk birden bire çöküntü evresine girdi.
Kantakouzenos, tekrar büyük Bizans'ın kurulmasını Mora'daki Öreklerle Bizans merkezinin birleşmesini engelleyen Sırplar için eserinde şöyle demek tedir:
“Tannnın inayetiyle Peloponnes’te oturan Latinleri devlete ilhak etmek mümkün olursa, Attika ve Boitia'da oturan Katalanlar da ister arzulan ile, ister mücadele yolu ile mecburen bize katılacaklardır. Bundan sonra BizanslIların kudreti, eski devirlerde olduğu gibi Peloponnes'ten İstanbul'a kadar uzayacak ve bu suretle bize bu kadar uzun zamandan beri hakaret eden Sırplardan ve diğer komşu barbar kavimlerden uzun yıllar bize yaptıklarının hesabını sormak elbette çok daha kolay olacaktır."
15 Haziran 1341'de, III. Andronikos öldüğü zaman V. loannes Palai henüz 9 yaşındadır. Çocuk împarator'un naipliği konusunda yerel ari^ siyi temsil eden loannes Kantakouzenos ile Palaiologos hanedanı arasın^ farklı taraftar grubu oluşur. Palaiologoslar grubunu III. Andronikos'un karısX V. loannes'in annesi imparatoriçe Savoyalı Anna temsil etmektedir. Patrik XlV. loannes Kalekas ve megas dük Aleksios Apokavkos, imparatoriçenin en büyük destekledin
Bu iki grup sadece siyasi ve idari menfaatleri açısından çatışmakla kalmayıp, XIV. yüzyıl Bizans’ında en önemli dini ihtilaf olan hesykhastlık konusunda da taraf olurlar. Kantakouzenos hesykhastları desteklerken, Palaiologoslar antihes-ykhast tavra girerler.
Bizans içindeki bu iki grubun dış destekçileri de farklıdır. Stefan Duşan, oğlu Uroş’u 1343 yılında loannes Palaiologos’un kız kardeşi ile nişanlandırarak Palaiologoslara destek olurken, Kantakouzenos ise 1342 yılından itibaren önce Aydın Emiri Umur’dan daha sonra da OsmanlIlardan destek almıştır.
İmparatoriçe Anna, Patrik loannes Kalekas ve megas dük Apokavkos'dan oluşan Palaiologos grubu zorla başkent ve civar şehirleri ele geçirdiler. Bunun üzerine Kantakouzenos, 26 Ekim 1341'de Dimotika'da kendini imparator ilan ettirdi. Trakya asalet sınıfının desteğini alarak burada hakimiyet kurdu. Palaiologosların destekledikleri Zelotlar, Selanik’te 1342 yılında iktidarı ele geçirerek Kantakouzenos taraftarlarını şehirden kovdular. Bundan sonra Selanik 7 yıl boyunca merkezden kopuk kaldı. Kantakouzenos, Selanik’ten feragat ve Makedonya’nın büyük bir kısmını Stefan Duşan’a bırakmaya mecbur kalmakla birlikte, Türk yardımıyla Trakya’da hakimiyet kurmayı başardı. 1343 yılında Umur Bey, Dimetoka’ya girdi. Kantakouzenos’a karşı Palaiologoslar da Sırp Stefan Duşan’dan ve Bulgar Çarı İvan Aleksandır’dan yardım talep ettiler.
Bu iki grubun da yardım talebi Bizans’a değişik şekillerde zarar vermiştir. Kantakouzenos’un müttefiki Türkler, ücretli asker olarak Trakya’daki araziyi yağmalayarak geri dönerlerken, Palaiologosların müttefikleri yardımlarının karşılığı olarak Bizans’tan büyük arazi parçaları koparmaktaydılar. 1343 yılında Stefan Duşan, Voden, Kastoria ve Lerin’i alarak tüm Arnavutluk’u Sırp hakimiyeti albna soktu. Bulgar Çarı İvan Aleksandır ise Filibe ve Stanimakos’u Bizans’tan aldı. Türk dostu olarak nitelenen Kantakouzenos’un yardım metodunun mu, yoksa Bizans’ın koruyucusu olarak göklere çıkarılan Palaiologosların yardım metodunun mu Bizans’ın yıkılışına daha çok sebep olduğu bilinmemektedir.
Kantakouzenos, 1344 yılında İzmir’i işgal eden Haçlılarla uğraşmak zorunda kalan Aydın Emiri Umur’dan yeteri kadar destek alamayınca, Umur’un tavsiyesi ile Osmanlı Sultanı Orhan ile ittifak kurdu ve 1346 yılında kızı Theodora’yı Orhan'a eş olarak verdi ve böylece Türklerle iyi ilişkiler kurarak onların desteğini aldı. 21 Mayıs 1346'da Edirne'de imparatorluk tacını giydi ve 3 Mart 1347’de İstanbul'a geldi, kendisini imparator olarak kabul ettirip 13 Mayıs 1347’de İstanbul patriğinin elinden imparatorluk tacını giydi. Kantakouzenos, OsmanlIların yardımı ile gerçekleştirdiği bu olayı eserinde şöyle açıklar:sigorta
